Blog

SAHUR SIZISI

Olmuyor.. Bunca varlık içinde bu yokluk oldurmuyor olması gerekenleri. Her şeye ulaşmak mümkün kavuşmak ise namümkün. Insanlarla örülü bu tenha zamanın kayıp kullarıyız. Yorgunuz ve kollarımız marifetsiz altın bileziklerle dolu. Sevmeye bunca meyilli ve istidatlı iken onu işlemede, besleyip büyütmede, kemale erdirmede acemi çıraklar gibiyiz. Ahir zamanın en büyük alameti artık biziz. Kibrimizin büyüklüğü kırılganlığımızı besledikçe bir başkasına koşmak şöyle […]
Devamını oku

SU BİR RÜYA GÖRÜYOR VE SİZ ONU RENKLERİNİZLE TABİR EDİYORSUNUZ

Turuncu Dergisi’nin Ekim sayısı için Sayın Seda ŞİŞMAN ile yaptığımız röportaj;   “SU BİR RÜYA GÖRÜYOR VE SİZ ONU RENKLERİNİZLE TABİR EDİYORSUNUZ” “Sanatını, “Tekne bir vuslat yeri, bazen bir sığınak. Her şeyi unutmak için değil sadece tek bir şeyi hatırlamak için tekne başına geçerim bazen. Ebrû sanatını icra etmiyor olsaydım bile onda diğer sanatlarda bulunmayan kendine has özelliklerinin cezbesine eminim […]
Devamını oku

GELENEKSEL SANATLARDA MODERNLİK TARTIŞMASI

Geleneksel sanatlarımız temel iki somut olgu üzerine kurulmuştur. Bunlardan birincisi cami, diğeri kitaptır. Mimari, taş işleme, hat, tezhip, ebru, cilt, tespih, cini ve seramik gibi sanatların yöneldiği cami ve kitap, aynı zamanda geleneksel sanatlarımıza İslam dininin ruhunu katmıştır. Özellikle sanat, tasavvuf ve mistik düşünce anlayışını, insanın ve toplumun din tarafından belirlenen faaliyet alanı dışında bütün hayat alanına taşıyan bir vasıta […]
Devamını oku

Konuşacak çok şey olduğunda susar insan.

Bazen yazacak çok şey olduğunda da geri duruyor insan. Hangi birini nereden nasıl anlatayım diyorsun. Bir ay boyunca ülke dışında yabancısı olmasam da aşinası da olamadığım bir yaşantının gözlemcisi oldum. Üzücü bir çok tespit var. Müslüman toplumların sadece dua ile imâr edileceğine inanmıyoruz değil mi? İslam sahasında aktif rol almak hepimizin boynunun borcu.
Devamını oku

Damlayım diye böbürlenen denizinden gafil kalır.

Birey olmak elbette önemli ama neden bu kadar biricik ve tek olma arzusunun pençesine kapıldık. Bir katre olmak mı güzel bir bardak su mu? Bir bardak su olmak mı bir çeşmeden gürül gürül akmak mı? Bir çeşme olarak kalmak mı bir dereye varmak mı? Bir denizin sesi mi daha güzel yoksa okyanusun o sonsuz şarkısı mı?
Devamını oku