Biyografi

Ondan ebrû öğrenenler, ebrûyla birlikte ebrûnun edep ve terbiyesini de öğrenmiş olacaklarından, bu durum böylece devam edecek ve gelenekli ebrû ve onun edep ve terbiyesi, merhum hocamız Mustafa Düzgünman’ın öğrettiği gibi sonsuza kadar devam edecektir.

Usta taklîd edile edile bir gün ustanız kadar ve ondan daha iyi ebrû yapmaya başlarsınız ve ebrûyu tekamül ettirecek,
geleneğe aykırı olmayan yenilikler kendiliğinden geliverir.

Hiçbir geleneğe bağlı olmadan ebrû yaptıklarını iddia eden ve sürekli sanki birisi onlardan ebrûyu tekamül ettirmelerini istemiş gibi sözde yenilik yapanlar işte bunun farkında değildirler.

Duygu Orak

Başlangıç

1955

İTÜ Türk Mûsıkîsi Devlet Konservatuarı’nın Temel Bilimler Bölümü’ne giren ilk öğrenciler arasında yer aldı. Eğitimini ney sazı üzerine tamamlayarak 1979 yılında mezun oldu.Konservatuar öğrenimi sırasında Aka Gündüz Kutbay ve Niyazi Sayın’ın öğrencisi oldu

1977

1980 yılında döndüğü Konya’da, dönemin belediye başkanı Mehmet Keçeciler’in isteği üzerine, belediye bünyesinde bir konservatuar kurmak amacıyla çalışmalara başladı. Önce Konya Belediyesi Türk Mûsikîsi Korosu’nu kurdu. Bu koroda, lise seviyesindeki Konya’lı gençlere Türk mûsikîsi öğretti. Bu öğrencilerinden bir bölümü hâlen, mûsikî dünyasında başarılı çalışmalarını sürdürmektedir.

1984

1984 sonunda Selçuk Üniversitesi’nde müzik okutmanı olarak göreve başladı. Daha sonra Cinuçen Tanrıkorur ile birlikte Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Bölümü’nün kuruluş çalışmaları içinde yer aldı.

1986

Master tezini, XV. yy’a ait, Hızır Bin Abdullah’ın Kitâbü’l-Edvâr adlı nazariyat kitabı üzerine hazırladı. Özçimi’nin bu çalışması, Mûsikî Mecmuası’nın 1999 ve 2000 yıllarında çıkan sayılarında bölümler halinde yayımlandı.

1987

1987 yılında ney sanatkârı olarak atandığı, Necdet Yaşar tarafından kurulup yönetilen İstanbul Devlet Türk Müziği Topluluğu’nda çalışmaktayken, halen 2006 yılı itibariyle kurulan İstanbul Devlet Türk Müziği Araştırma ve Uygulama Topluluğunda yine ney sanatkarı olarak çalışmalarını sürdürmektedir.

Ebrû

Neyzen M. Sadreddin Özçimi, aynı zamanda bir geleneğe bağlı olarak çalışan ve bu yolda eserler veren bir ebrû sanatçısıdır. Sadreddin Özçimi, insanı renk olgunluğu ve ebrû kümelerindeki homojenlik ile çok derin düşüncelere sevk edebilen ahenkteki battal ebrûlarının yanında, hocasının yorumlayarak güzelleştirdiği ve üsluplaştırdığı çiçekli ebrûları, selim zevkiyle kendine mahsus bir edâya büründürmüştür. Klasik sanatlara mahsus olan derunî zevkle, iç aleminde oluşturduğu güzellikleri harmanlayarak su üzerinde şekillendiren Sadreddin Özçimi, eserlerinde bilhassa, İslâm Sanatları’nın estetik unsurlarından olan nispet ve ahengi teessüs ettirmeyi başarmıştır.

Çiçekli ebrûlarındaki canlılık, kullandığı çiçeklerin formlarındaki nispet ve güzelliği; elde ettiği renk olgunluğunu sâde ama zarif bir üslup birliği içinde takdim etmesi, sanat seviyesindeki vukufiyetine delâlet eder. Onun, altın ve gümüş varakın ezilerek bir boya gibi zeminde veya çiçeklerin detaylarında kullanma tekniğini başarıyla uygulaması; katı’ tekniğiyle yaptığı akkâse ebrûlarındaki çiçeklerin düzgünlüğü, kestiği yazılarda bir hattat hassasiyetinin fark edilmesi, onun sanatında ne kadar başarılı olduğunun göstergesidir.

Sadreddin ÖZÇİMİ

Müzik hayatı boyunca yurt içinde ve yurt dışında çok sayıda konser turnesine katıldı. İlk olarak 1981 yılında UNESCO tarafından Güney Kore’nin başkenti Seul’de düzenlenen müzik konferansına Necdet Yaşar ile birlikte katılarak konserler verdi. Bu ilk yurt dışı turnesini, yine UNESCO’nun düzenlediği ve İngiltere’de gerçekleştirilen bir diğer uluslararası konferans izledi. Necdet Yaşar’la beraber konser verdiği ülkeler arasında başta ABD olmak üzere Avrupa’nın bütün ülkeleri, Hong Kong ve Irak yer almaktadır.

Özçimi ayrıca, İstanbul Tasavvuf Mûsikîsi ve Sema Topluluğu ile İstanbul Fasıl Topluluğu başta olmak üzere çeşitli müzik topluluklarının içinde yer almak suretiyle de çeşitli ülkelere düzenlenen turnelere katıldı. Konya’lı olmasının da etkisiyle, 1971-1999 yılları arasında küçük aralıklar dışında hemen her yıl Konya’da tertip edilen Mevlânâ İhtifalleri’nde neyzen olarak yer aldı. Bu görevini son yıllarda “Neyzenbaşı” sıfatıyla sürdürdü.

Diğer Çalışmalar

Solist veya topluluk içinde yer almak suretiyle çok sayıda plak, kaset ve CD çalışması yapmış olan Özçimi’nin “Trance-1″ adını taşıyan albümünde olduğu gibi bazı kalıcı nitelikteki çalışmaları, yabancı firmalar tarafından gerçekleştirilerek yurt dışında yayımlandı.1994’den itibaren kadrosunda yer aldığı İstanbul Fasıl Topluluğu ile birlikte, belgesel nitelikli 7 adet CD ile 7 adet kasetin yapımına katkıda bulundu. Yurt içinde ve yurt dışında büyük ilgi gören Sufî Rhythms (Sultân-ı Aşk) ve Breath Taste (Neyistan) adlı albümleriyle Türkiye Yazarlar Birliği tarafından 2001 yılının En İyi Türk Mûsıkîsi Sanatçısı ödülüne lâyık görüldü.

Geçen yıllarda çok sayıda TV programı yapmış olan Özçimi’nin, 1982 yılında Konya Karatay Medresesi’nin doğal akustiğinde gerçekleştirdiği 65 dakikalık fihrist taksiminin kayıtlarından hazırlanan “Karatay’dan Gelen Ses” adlı albümünü ve son olarakta 2008 yılında Lila Müzik Yapım tarafından gerçekleştirilen ve ses kayıtlarının Hz. Mevlana Müzesinin tabii akustiğinde yapıldığı “Huzurda Ney Taksimleri” adlı albüm çalışmaları müzik sevenlere sunulmuştur.

Klasik Sanat

Sadreddin Özçimi müzik çalışmalarının yanı sıra, klasik sanatların diğer bazı dalları ile de ciddi seviyede ilgilenmektedir. Bunlardan ilki, hocası Niyazi Sayın’dan etkilenerek ve onun yolunda gitmek azmiyle başladığı tesbih yapma çalışmalarıdır. Bu konuda dikkate değer çalışmalarla verdiği eserler bulunmaktadır.