Bazen yazacak çok şey olduğunda da geri duruyor insan.
Hangi birini nereden nasıl anlatayım diyorsun.
Bir ay boyunca ülke dışında yabancısı olmasam da aşinası da olamadığım bir yaşantının gözlemcisi oldum. Üzücü bir çok tespit var. Müslüman toplumların sadece dua ile imâr edileceğine inanmıyoruz değil mi?
İslam sahasında aktif rol almak hepimizin boynunun borcu. İstisnalar müstesna hepimiz amiyane tabirle kendi paçamızı kurtarma derdindeyiz. Kimse başkasının söküğünü dikme, müşkülünü giderme, yükünü hafifletme tasası çekmiyor.
Çünkü hepimizin derdi başımızdan aşkın!
Lâkin bu diğergâmlık işinin edebiyatını yapma hususunda da herkesin istidadı birbiri ile ölesiye yarışıyor.
Ben bir sanatkar olarak yıllardır Cenab-ı Allah’a din-i mübin-i İslâm’a sanatımla hizmet etmek için dua ediyorum. Çünkü O beni bu sanatla nasiplendirmişse ben bunu O’nun yolunda sarf etmeliyim. Dünyanın en güzel ebrularını yapmak değil aslolan vazifem ebru sanatının en güzel haliyle insanların gönlüne dokunmak.
Türk İslam Sanatları nedir ve niçindir?Bu soruyu sordurup cevabını hikmet nazarı ile aramaya vesile kılsın Rabbülalemin.
Yazacak da söyleyecek de çok şey var sahiden ama bunlardan daha mühimi o “çok şeyleri” hakkıyla fikretmek ve samimi şekilde dertlenmek.
Çünkü hakiki dert sahibi olmadıkça yara alan imanlarımızı, ayağı aksayan kardeşlik bilincimizi onduramayacağız.
Konuşacak çok şey olduğunda susar insan.