Blog

SAHUR SIZISI

Olmuyor.. Bunca varlık içinde bu yokluk oldurmuyor olması gerekenleri. Her şeye ulaşmak mümkün kavuşmak ise namümkün. Insanlarla örülü bu tenha zamanın kayıp kullarıyız. Yorgunuz ve kollarımız marifetsiz altın bileziklerle dolu.

Sevmeye bunca meyilli ve istidatlı iken onu işlemede, besleyip büyütmede, kemale erdirmede acemi çıraklar gibiyiz.

Ahir zamanın en büyük alameti artık biziz.

Kibrimizin büyüklüğü kırılganlığımızı besledikçe bir başkasına koşmak şöyle dursun adım atmaktan aciz gurur dağlarına taht kurmuş avareleriz.

“Göçtü kervan kaldık dağlar başında.” 

Elimizi uzatmanın da bir anlamı yok artık çünkü tutacak kimse kalmadı. Düşünce kaldıracak, hata yapınca kusurumuzu söyleyecek dostlar biriktirebildik mi malın, mülkün, şanın, itibarın peşinden bunca koşarken. Hayırhahlarımız nerede? Peki ya bizim var mı başkalarına dokunan bir hayrımız?

Onca kelimeye sahip bu diller bir tekinin samimiyetini giyinse böyle olur muydu? Niçin kalbimiz bu kadar kırık. Niçin gür çıkan sesimiz hiçbir kulağa erişmiyor. Niçin gözümüzün yaşını silecek kimsemiz kalmadı.

Cenab-ı Allah’la birlikteyiz ama O’ndan ne kadar gafiliz ki bu kaldırılıp kaldırılıp yere çarpılmalar, bu kabaran sineler bizi Ona yakınlaştırsın diye sarsılıp durmaktayız. Bu kör uykulardan açmazsak gözlerimizi gün gelecek sarsan, acıtan şefkat okları da terk edecek bizi ve biz yolu büsbütün kaybedeceğiz. 

Kalbim sanki ellerimin arasında ufalanıp gidiyor. Benden geriye ne kalacak diyorum damla damla tükendiğimi hissederken. Sevmekler de yorulunca yaşamak için hangi mecale tutunur ki insan.

Mevsimler hızla gelip geçerken bahar bizim semte sanki hiç uğramıyor. Kendimize bunca çevrili gözlerimiz kimseyi görmüyor. Bu dar görüş mesafesinde kendi yüzünü dahi seçemeyen ve huzura yüz süremeyen mücrim kullar olarak adımızın, varlığımızın, yokluğumuza kıymet biçilip yaratılışımızın manasını kaybediyoruz. İçizimde biteviye debelenen huzursuzlukla “Huzura” nasıl varacağız?

Zalimlerin kuyusuna düşmüş bir zalimiz. Kalpsizlerin ateşinde yanan kalpsiz. Müstehakını bulmuş nefislerimizi nasıl tezkiye eyleyeceğiz?

Zulümlerine iyi niyet gömleği giydiren cahillerden ve onlar gibi olmaktan kendisine sığındığımız Rabbülalemin tut demeden tutsun ellerimizden erişsin engin merhameti üzerimize.  

Bunu beğendin mi? Paylaş!