GÜLZÂR-I ÂŞIKAN

Aşıkların Gül Bahçesi

GÜLZÂR-I ÂŞIKAN

Kendi atölyesini kurmak her sanatçının hayalidir. Çünkü atölye sınırlar içinde sınırsızlık, gecenin ve gündüzün her bir saniyesinin bize mahsus bahşedildiği o özel mekandır. Sığınaktır. Mabeddir.
2009 yılında çokça heyecan ve acemi bir cesaretle açılınca atölye, her şey yerini alınca geriye ona gönlümüzdeki güzelliğe karşılık gelecek ismi bulmak kalmıştı.

Uzun yollar yalnız ve karanlıkta yürünmez, yürünecekse bir refik, bir rehber, ışık ve işaret levhaları gerekir. Sanat yolcuğunda da bu yol gösterici kişinin hocasıdır. Sanat anlayışımın temellerini atan, varlığıyla beni kendine hayran bırakan, Hocam Sadreddin Özçimi’yi tanımama ve bulmama vesile olan üniversitede ki tezhip hocam sanatkâr Sibel Akpınar’a bana açtığı kapılar için minnettarım. Atölyenin kuruluşunda da bilgi ve tecrübelerini benden esirgememiş ve nihayetinde de yaptığımız fikir ve gönül birliği ile Gülzâr-ı Âşıkan ismine karar vermiştik.

Gülzâr-i Âşıkan aşıkların gül bahçesi demek. Biz de istedik ki bu sanatlara, geleneğe, güzelliğe meyledenler bu bahçeden içiri girsin ve hepimiz o bahçede gül olalım, gül kokusu alalım. Ki gül aslında tüm çiçeklerin genel adıdır.